Yüksek ateş’in nedenleri nelerdir?
Hastaların büyük çoğunluğunda tansiyon yükselmesinin nedeni bilinmemektedir. Onun için bu tür tansiyona primer (birincil) ya da esansiyel tansiyon denilmektedir. Esansiyel tansiyon, kişi farketmeden geliştiğinden sessiz bir hastalık olarak değerlendirilir. Daha az sayıdaki hastada ise yüksek tansiyona böbrek ya da hormon sorunları gibi başka bir hastalık neden olabilir. Buna da sekonder (ikincil) tansiyon adı verilir.
Kanın basıncı genellikle yaş ilerledikçe artar. Yüksek tansiyonun kalıtsal olabildiği, şeker hastalığı, şişmanlık ve atheroskleroz (damar sertliği) gibi bazı sağlık sorunlarının hipertansiyon riskini artırdığı düşünülmektedir. Ayrıca, aşırı stres, alkol ve sigara kullanımı, hareketsizlik ve beslenmemizin de önemli etkisi vardır. Şişman kişilerin kilo vermesi ve haftada 2-3 kez egzersiz yapılması yüksek tansiyonu normal düzeye indirebilmektedir.
BESLENMEMİZ TANSİYONU NASIL ETKİLER?
Fazla tuzlu, yağlı ve proteinli gıdalar sodyumun vücutta tutulmasına neden olur. Vücutta tutulan sodyum sıvı birikmesine ve dolayısıyla kan basıncının artmasına yol açar. Günde ortalama 1.5 g sodyum tüketen toplumlarda hipertansiyon ender görülmektedir. Oysa, birçok toplumda günde yaklaşık 3g ile 7 g arasında sodyum kullanılmaktadır. Günlük sodyum miktarını 3
4grama düşürmek genellikle tansiyonun normale dönmesiyle sonuçlanmaktadır. Sodyumun tersine, potasyum vücuttaki tuz ve sıvı dengesini düzenleyerek tansiyonun yükselmesini önler. Kalsiyum yetersizliğinin de yüksek tansiyona neden olduğu belirlenmiştir. Yeterli alman magnezyumun da kan basıncını kontrol etmede rolü vardır.
Posted in Beslenme, Sağlıklı Yaşam

